İstanbul Adlı Bir Dilber

Konstantiniyye- Dünyanın Arzuladığı şehirOlabildiğince tarafsız kalmaya çalışan bir Batılı… Her paragrafta yoğun bir bilgi bombardımanı… Zengin kaynak referansı… Fakat, kimi zaman ilk değil ikinci kaynağa gönderme, Babinger filan…

Çevirmen de cahil (ya da vurdumduymaz) olmasaymış iyiymiş: Minarenin şerefesini “balkon”, cami avlusundaki şadırvanı “çeşme” diye çevirmiş akıllım; tamam, İngilizcede şadırvana “fountain” yani çeşme diyorlar ama bu, fountain sözcüğünü çeşme diye çevirmeni gerektirmez. Aynı durum şerefe/balkon için de geçerli.

Constantinople- City of the World's Desire 2Philip Mansel, Osmanlı İstanbul’u üzerine yazılmış neredeyse her şeyi okumuş. İnalcık hocadan bol bol faydalanmış. Türkçe birtakım kaynakları da taramış; Türkçe bildiğini sanmıyorum, muhtemelen özel bir çeviri hizmeti almıştır.

İstanbul, her yönüyle anlatılıyor. Nüfus hareketlerinden gayrimüslim unsurlara, tekkelerden mimariye, Fatih’in entelektüel birikiminden II. Bayezit’in sofuluğuna, Ramazan âdetlerinden Surre Alayı‘na, Bizans ve Osmanlı efsane ve hurafelerinden Sahn-ı Seman medresesine kadar birçok konu üzerinde durmuş Mansel.

Constantinople- City of the World's Desire, 1453-192416. yüzyıl İstanbul’undaki cami ve mescit sayıları verilirken aynı dönem Londra’sındaki kilise sayısı da hatırlatılıyor(485 cami ve 4492 mescide karşılık 100 civarında kilise). Mukayeseli tarih okuması sayılır mı bilmiyorum ama okura eşsiz bir bakış açısı kazandırdığı kesin.

Rufâiler, Halvetîler ve Mevlevilerden bahis olduğu gibi 15. yüzyıl İstanbul Sırp lobisine de değiniliyor. Kardeş katli ve devşirmeliğin arkasındaki itici güçten bahsediliyor.

Fethin arkasındaki motivasyondan tutun da Fatih ile Patrik Gennadios ve Hicaz emiri ile Yavuz arasındaki stratejik ilişkiye kadar birçok mevzu aydınlatılıyor.

Üstelik tüm bunlar (ve bunun en az on katı kadar bilgi ve tespit) ilk 50 sayfada… Geriye kalan 500 küsur sayfayı hayal etmek bile zor.

Tek şikayetim, yazarın verdiği dipnotların (ki her sayfada ortalama 2-3 dipnot göndermesi var) ilgili sayfanın altına yerleştirilmek yerine topluca kitabın sonuna eklenmesi. Okumayı zorlaştırıyor. Dizgicilerin tembelliğinden olsa gerek.

Kitabın orijinal baskısıyla Türkçe baskısındaki kapaklarda farklı resimler kullanılmış (2. ve 3. görseller İngilizce baskılara ait.). Türk yayıncının tercih kriterini merak ettim.

_______________________________________________________________________

Not: İlk fotoğrafı ben çektim. 2. ve 3. kapak fotoları kitabın İngilizce baskılarına ait. Bunları, amazon.com’dan aldım.

         İlk fotoğrafta görülen dolma kalem: Kaweco Ice Sport 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s