Kitap Yarası, Yarıda Kalan Kitaplar

kitapŞimdiye kadar kaç kitap okudum bilmiyorum. Çetelesini tutmadım, sayma ihtiyacı hissetmedim.  Açıkçası, sayılamayacak kadar çok muydu, onu da bilmiyorum

Çocukluk yıllarımda, okuduğum kitapların sayfa sayısı benim için bir tür prestij kaynağıydı. Kalın bir kitap okumuşsam şayet bunu kendim için artı puan olarak kaydederdim zihnime. Bitirdiğim her kitap bir fiyaka vesilesiydi benim için.

Zamanla bu tür bağlayıcı unsurlardan kurtulup da dingin bir kafayla Okumaya devam et

Mahrem Bir Soru Soruyor Bir Anne Bir Generale

“vatanseverliğin de çok aşağılık,

alçaltıcı biçimleri olabiliyor.”

Oscar Wilde

 

tankları, topları, uçaklarıyla,

on binlerce postal, on binlerce miğfer,

on binlerce tüfek, on binlerce süngü

ve onları kemiklerine kuşanmış

on binlerce savaş makinesiyle

koca bir orduyu

ve kesin bir zaferi, general,

mareşal nişanıyla birlikte,

değişmez miydiniz,

Tanrı, gizlice sorsaydı size,

değişmez miydiniz, doğru söyleyin,

şakağına bir tek kurşunla

meşum bir delik açılmış

gencecik oğlunuzun canıyla?

 

söyleyin de duyalım, komutan,

söyleyin de bilelim,

vatan sevgisi neymiş,

görev duygusu nasıl bir şeymiş!

Cahit KOYTAK

Chuang Tzu’nun …

Chuang Tzu’nun Peşinden

Meyva vermeyen bir ağaç kadar
faydasız olsun bu yazdıklarım.
Dallarını meyvasına tamâ edip
kimse taşa tutmasın.
Bu yazdıklarım çok budaklı, çok bükümlü
bir ağaç kadar faydasız olsun.
O zaman marangozlar
kesip biçmeye değer bulmaz böyle bir ağacı.
Dokusu gevşek, gözenekleri geniş, reçinesiz
bir ağaç gibi faydasız olsun bu yazdıklarım.
Odun olmaz bu ağaçtan desinler,
yakmasınlar.
Faydasız olsun, yine de
bir ağaç gibi olsun bu yazdıklarım:
Kökü toprakta;
başı gökyüzüne dönük.
Belki kimse bahçesine dikmez,
şehrin bulvarlarına da sokmazlar onu.
Ama
uzak, kıraç bir ıssızlıkta
bunalmış bir yolcu
dibinde oturacağı,
sırtını dayayacağı bir ağaç buldu diye
ferahlarsa
bu yeter.

Çev: İsmet Özel
(Faydasız Yazılar)

Yahya Kemal’e Dair

Yahya KemalYahya Kemal, bir kuyumcunun sanki altın ve mücevheri işleyip titiz çalışması gibi şiiri ele alır; kuyumcunun yaptığı gibi adeta sabırla şiiri işler.

“Bu işleyişin bazı şiirlerde 10 yıl, 20 yıl, hattâ 40 yıl sürdüğü olmuştur.” (Beyatlı, 1985: VII) O, kullanacağı kelimelerin mısra içinde birbirleriyle hem ses, hem anlam, hem de ahengini, müzikal uyumunu sağlayıncaya kadar huzursuz olmuş; hatta Okumaya devam et

Yeşil

Ş’den çıktım yola
ve düşündüm ki eşya ile aramdaki çok kısa bir mesafe.
Vardım çetrefil bir A’ya
ve gördüm ki adı olmayan eşyanın varlığı da sallantıda… Okumaya devam et

Boccaccio’nun Decameron’u

Boccaccio‘nun Decameron‘undan bahsetmek gerektiğinde evvela dönemin İtalya‘sındaki yazı geleneğinden bahsetmek icap eder. Çünkü Decameron sadece iyi ve klasik bir eser olmakla kalmaz, aynı zamanda geleneksel edebiyat dünyasını alt üst edecek bir devrim Okumaya devam et

Sven Hassel

Danimarka asıllı ünlü yazar. Savaş karşıtı savaş romanları yazmış, romanları birçok dile çevrilmiş, fakat hakkındaki bilgiler çok kısıtlı, çoğunun kaynağı belirsiz. Dolayısıyla varlığı efsaneleşmiş, kendisiyle ve eserlerin içeriğiyle ilgili birçok söylenti ortaya atılmış. Yazarın aslında bir SS subayı olduğu ve Sven Hassel takma adıyla romanlar yazdığı, bu söylentilerden arasında.

İkinci Dünya Savaşı’nda Alman Okumaya devam et